Bir Bellek Laboratuvarının Başlangıcı
- tugbaozdenmim
- 31 Oca
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 Şub
Merhaba, ben Tuğba. Düzceliyim. İlk meslek hayatıma kimyager olarak başladım ve yaklaşık beş yıl laboratuvar ortamında çalıştım. Daha sonra mimarlık alanına yöneldim ve şu an yoluma mimar olarak devam etmekteyim. Bugün bu platformda bir araya gelen ilgi alanlarım, aslında bu iki disiplinin kesişiminde şekillenmekte.
Bu site, Düzce’nin geçmişte var olmuş, bugün yerinde olmayan ya da zamanla dönüşmüş yapılarını dijital ortamda yeniden görünür kılma isteğiyle ortaya çıktı. Aslında çıkış noktası, yüksek lisans tez sürecimde "Kentin hafızası günümüz teknolojileri ile nasıl korunabilir?" sorusunu sormam ile başladı. Zamanla bu soru, yalnızca yazılı bir tez üretmenin ötesine geçerek, herkesin erişebileceği, gezebileceği ve katkı sunabileceği dijital bir platforma dönüşme fikrini doğurdu.
Kimya alanındaki laboratuvar geçmişim nedeniyle “Lab” kısaltması benim için yalnızca bir mekânı değil; denemeyi, yanılmayı, geliştirmeyi ve süreç içinde öğrenmeyi temsil ediyor. Bu platformu da kentsel belleğin araştırıldığı, test edildiği ve zamanla birlikte geliştirildiği bir bellek laboratuvarı olarak görüyorum ve sitenin ismi LabMemory buradan geliyor. Bu site, aslında tüm bu süreçlerin bir ürünü; henüz tamamlanmış bir sonuçtan çok, gelişmeye açık bir deneme alanı.
Bu yolculukta tez danışmanım Dr. Öğretim Üyesi Hande Akarca’nın yönlendirmeleri ve teşvikleri çok belirleyici oldu. Buradan da kendisine sonsuz teşekkürlerimi iletmiş olayım. Bu süreçte destek ve yardımlarını esirgemeyen Düzce'yi konuştuğumuz büyüklerim ve beni sabırla destekleyen ailem ve arkadaşlarıma da teşekkür borçluyum.
Platformun temel amacı, Düzce’nin kentsel belleğinde yer eden yapıların konumlarını, görsellerini ve hikâyelerini dijital bir harita üzerinden bir araya getirmek. Saat Kulesi gibi artık yerinde olmayan yapılarla başlayan bu süreçte, zamanla daha fazla mekânın eklenmesi ve her yapının kendi küçük dijital arşivine sahip olmasını, kullanıcıların bu mekanları kendi yerinde arttırılmış gerçeklik aracı ile yerinde deneyimlenebilmesini hedeflemekteyim. Aynı zamanda bu platform, yalnızca benim ürettiğim bir içerik alanı değil; kentlilerin de fotoğraf, belge ve anılarıyla katkı sunabileceği yaşayan bir arşiv olarak kurgulandı.
Bu çalışmayı uzun vadede, artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ destekli rekonstrüksiyon teknikleriyle beslenen, kent içinde deneyimlenebilen bir dijital miras ağına dönüştürmeyi hayal ediyorum. İnsanların bir yapının önünden geçerken, telefonları aracılığıyla o yapının geçmişteki halini görebildiği, kentin katmanlarını hissedebildiği bir deneyim… Bu site, o hayalin küçük ama somut bir ilk adımı. Sadece Düzce kapsamından öte tüm şehirlerin kendi kent hafızalarını besleyen bir sistem ile kentleri bir nevi açık müzeler haline dönüştürmek, kendi yerlerinde bunu deneyimletebilmek ise hayalimin gelecek projeksiyonunu oluşturmakta.
Düzce’nin hafızasını birlikte kurmak ve yaşatmak adına elinizde eski fotoğraflar, belgeler ya da anılar varsa, bu platforma katkı sunarak bu kolektif belleğin bir parçası olabilirsiniz. İlginiz ve desteğiniz için şimdiden teşekkür ederim.
Sevgiler..

Unutulmuş tarihi güzellikleri günyüzüne çıkaran ve geçmişi gelecek ile buluşturan değerli bir çalışma olmuş. Ülkemizdeki diğer illeri de kapsayacak şekilde yaygınlaşması çok güzel olur. Tebrikler...
Tezin konusu, güncelliği, mimarlık ve kent hafızasını dijital bir teknolojiyle birleştirmesi, Düzce için taşıdığı sürdürülebilirlik potansiyeli ve başka kentlere de uyarlanabilir olması, akademik bir çalışmanın kâğıt üzerinde kalmayıp bu web sayfası üzerinden yaşayan, gelişen bir pratiğe dönüşebilme potansiyeli... hepsi çok heyecan verici, emeklerine sağlık Tuğbacım.
Kentsel belleği dijital teknolojilerle buluşturan bu yaklaşım hem çok değerli hem de ilham verici. LabMemory’nin gelişimini heyecanla takip edeceğim, emeğinize sağlık Tuba hanım 🧿
LabMemory’yi görünce üniversite yıllarımda kentlilik üzerine katıldığım bir çalışma aklıma geldi. Mekânların sadece binalardan değil, hatıralardan ve kimlikten oluştuğunu hatırlatan çok etkileyici bir proje. Kaybolan yapıların yapay zekâ ile yeniden görünür kılınması harika bir fikir. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık🌺